Hayat sigorta şirketleri

January 5, 2009

Depo primi

Filed under: Uncategorized — Tags: , — admin @ 5:20 am

Depo primi, bir sigorta veya reasürans sözleşmesinde, taraflardan biri tarafından diğerine iade edilmek üzere tutulan prim, bir tür depozito.

Depo primine ihtiyaç duyulmasının bir nedeni, karşı tarafa güvensizliktir. Bilhassa farklı ülkelerden şirketlerin taraf olduğu reasürans anlaşmalarında, sigorta şirketi, büyük bir hasar durumunda reasürans şirketinin hızla ve tam tazminat ödememesi halinde mali olarak güç durumda kalabilir. Taraflar tamamen dürüst davransa bile, iki şirketin faaliyet gösterdiği ülkeler arasında savaş çıkması durumunda, reasürans sözleşmesi işlemeyebilir. Bu gibi durumlara karşı, sigorta şirketleri anlaşma yaptıkları reasüröre ödemeleri gereken primin bir kısmını ödemeyi geciktirir, anlaşma döneminin sonuna bırakır. Depo primi, ödemesi geciktirilen bu primdir. Depo primlerinin özel bir muhasebe hesabında takip edilmesi gerekir. Modern reasürans pratiğinde şirketler arası güven gelişmiş, depo primi uygulaması kalkmıştır.

Depo priminin bir diğer uygulaması da vadesiz yangın sigortalarıdır. Bu tür sigortalarda poliçe bitiş tarihi yoktur, teminat, taraflardan birinin sigortayı feshine kadar sürer. Sigortalı, sigortacıya depo primi öder. Bu prim, teminatın devam ettiği sürece sigortacıda kalır. Sözleşme feshedildiğinde ise tümüyle sigortalıya iade edilir, ancak herhangi bir vade farkı ödenmez. Bu tür sigortanın uyulanabilir olması için, sigorta şirketinin depo primini işleterek yeterli miktarda mali gelir elde etmesi gereklidir. Türkiye’de bulunmayan bu sigorta türü, geçmişteki yaygınlığını kaybetmekle birlikte, ABD’de hâlâ uygulanmaktadır.

January 4, 2009

Lloyd’s

Filed under: Uncategorized — Tags: , , — admin @ 12:50 pm

Lloyd’s, Londra, İngiltere’de bulunan büyük sigorta borsası. Risk üstlenen yatırımcılar olan üyelerin bir araya gelerek risklerin bölüşülmesini sağlar. Böylece Lloyd’s reasürans işlevini yerine getirir. Ancak klâsik reasürörlerin aksine Lloyd’s bir şirket değildir.

Lloyd’s sendikaları da denilen üyeler, kişilerden (Names) ve şirketlerden oluşabilir.

2005 yılında Lloyd’s ün ürettiği brüt prim 14,9 milyar pound olarak gerçekleşti. Aynı yıl ödenen hasar 3,3 milyar pound oldu.

17. yy’ın sonlarına doğru, Londra’nın dünya ticaretindeki artan önemi nedeniyle, bu şehirde nakliyat sigortacılığı konusunda da önemli bir talep doğmaya başladı. 1680′lerin sonuna doğru Edward Lloyd, Londra’da denizcilerin gittiği bir kahvehane açmıştı. Kahve, zamanla gemilerini veya yüklerini sigorta ettirmek isteyenler ile bu riskleri kabul etmek isteyenlerin buluşma noktası halini aldı. Lloyd’s, zamanla kahvehaneden nakliyat ve özel riskler konusunda uzmanlaşmış dünya çapında bir sigorta borsası haline dönüştü.

1980′lerin sonu ile 1990′ların başında Lloyd’s büyük bir buhranla karşılaştı. 70′li yıllardan kalan sorumluluk sigortaları kaynaklı asbest hasarlarının mahkemeler sonuçlandıkça büyüyen etkisi ve tecrübesiz üyelerin bilinçsiz yatırımları nedeniye kurum kapanma tehlikesi yaşadı. Bunun sonucunda Lloyd’s bir dönüşüm geçirdi ve bireysel yatırımcılardan kurumsal yatırımcıların (şirketlerin) risk aldığı bir pazar haline geldi.

TestOut

Filed under: Uncategorized — Tags: , — admin @ 12:30 pm

TestOut, MCSE, MCSA, CCNA, CNA, Security+, Network+, A+, Linux+ ve MCAD gibi alanlarda özel eğitim materyalleri üreten 1991 yılında ABD Utah’ta kurulmuş bir şirkettir.

Önceliği ve uzmanlığını sertifikasyon sınavları üzerine yardımcı ve katkı verici ürünler üzerine vermiştir. Microsoft ve Cisco ürünleri üzerine oldukça yetkin ve kapsamlı eğitim ve test materyalleri bulunur.

Depo primi

Filed under: Uncategorized — Tags: , , — admin @ 10:20 am

Depo primi, bir sigorta veya reasürans sözleşmesinde, taraflardan biri tarafından diğerine iade edilmek üzere tutulan prim, bir tür depozito.

Depo primine ihtiyaç duyulmasının bir nedeni, karşı tarafa güvensizliktir. Bilhassa farklı ülkelerden şirketlerin taraf olduğu reasürans anlaşmalarında, sigorta şirketi, büyük bir hasar durumunda reasürans şirketinin hızla ve tam tazminat ödememesi halinde mali olarak güç durumda kalabilir. Taraflar tamamen dürüst davransa bile, iki şirketin faaliyet gösterdiği ülkeler arasında savaş çıkması durumunda, reasürans sözleşmesi işlemeyebilir. Bu gibi durumlara karşı, sigorta şirketleri anlaşma yaptıkları reasüröre ödemeleri gereken primin bir kısmını ödemeyi geciktirir, anlaşma döneminin sonuna bırakır. Depo primi, ödemesi geciktirilen bu primdir. Depo primlerinin özel bir muhasebe hesabında takip edilmesi gerekir. Modern reasürans pratiğinde şirketler arası güven gelişmiş, depo primi uygulaması kalkmıştır.

Depo priminin bir diğer uygulaması da vadesiz yangın sigortalarıdır. Bu tür sigortalarda poliçe bitiş tarihi yoktur, teminat, taraflardan birinin sigortayı feshine kadar sürer. Sigortalı, sigortacıya depo primi öder. Bu prim, teminatın devam ettiği sürece sigortacıda kalır. Sözleşme feshedildiğinde ise tümüyle sigortalıya iade edilir, ancak herhangi bir vade farkı ödenmez. Bu tür sigortanın uyulanabilir olması için, sigorta şirketinin depo primini işleterek yeterli miktarda mali gelir elde etmesi gereklidir. Türkiye’de bulunmayan bu sigorta türü, geçmişteki yaygınlığını kaybetmekle birlikte, ABD’de hâlâ uygulanmaktadır.

Sosyal Sigortalar Kurumu

Filed under: Uncategorized — Tags: — admin @ 7:50 am

Sosyal Sigortalar Kurumu, T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na bağlı bir sosyal güvenlik kurumu.

Türkiye’nin en büyük sosyal güvenlik kuruluşu olan Sosyal Sigortalar Kurumu, ülke nüfusunun yaklaşık %50’sine sigorta ve sağlık hizmeti sunmaktadır.

Kurum, Başkan ve Başkana bağlı birimler ile Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı Sigorta İşleri Genel Müdürlüğü, Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı Sağlık İşleri Genel Müdürlüğü ve bunların merkez ve taşra teşkilatından oluşmaktadır.

Reasürans anlaşması

Filed under: Uncategorized — Tags: — admin @ 7:41 am

Reasürans anlaşması (trete), sigorta şirketleri ile reasürörler arasında yapılan ve risk devir esaslarını belirleyen anlaşma.

Bir reasürans anlaşmasının iki tarafı vardır: Reasürör ve sigortacı. Sigortacı, anlaşma bağlamında risk devri yaptığı için devreden (sedan) taraf olarak bilinir. Reasürör, sigortacı tarafından kabul edilen ve anlaşmadaki tanıma uyan tüm riskleri devralmak, sigortacı da bunları devretmek zorundadır. Bu nedenle, anlaşma yoluyla yapılan reasüransa “zorunlu reasürans” da denir.

Reasürans anlaşmaları, riskin paylaşılma yöntemine göre çeşitli gruplara ayrılır.

  • Bölüşmeli reasürans anlaşmaları: Bu tür anlaşmalarda, sigorta primi ve hasarlar belli bir oranda sigorta şirketi ile reasürör arasında paylaşılır. Sonuç olarak sigortacının ve reasürörün devredilen risklerden elde edeceği kâr veya zarar birbirine benzer olacaktır. Başlıca türleri, aşkın bedel anlaşmaları (eksedan, surplus) ile belirli paylı (kotpar) anlaşmalardır.
  • Belirli paylı anlaşmalarda, sigorta şirketi, ürettiği her poliçede reasüröre önceden kararlaştırılmış bir oranda prim devreder. Buna karşılık, reasürör, bu poliçelere ait tüm hasarlara aynı oranda katkı sağlar. Belirli paylı anlaşmalarda sigortacı ve reasürörün kâr/zarar durumu birbirine paralel gider.
  • Aşkın bedel anlaşmalarında ise, sigorta şirketinin saklama payı (konservasyon) olarak maktu bir tutar belirlenir. Bu tutarı aşan primler reasüröre devredilir. Aşkın bedel anlaşmalarının belirli paylı anlaşmalardan en büyük farkı, reasüröre devredilen prim oranının poliçeden poliçeye değişebilmesidir. Bu tür anlaşmalarda genellikle saklama payının belli bir katıyla ifade edilen bir üst sınır belirlenir. Bu sınırı aşan hasarlar anlaşma kapsamında karşılanmaz.
  • Bölüşmesiz reasürans anlaşmaları: Bu tür anlaşmalarda reasürör, sigortacının zararının belli bir tutarı geçmesi halinde, sadece aşan kısmı ödemekle yükümlüdür. Sigortacıya ödenen hasarla reasüröre devredilen prim arasında oransal bir bağlantı yoktur. Bölüşmesiz anlaşmalar, genellikle, bölüşmeli anlaşmalarla birlikte kullanılır. Bu anlaşmaların amacı, bölüşmeli anlaşmaların ardından sigortacının sorumluluğuna kalan saklama payının korunmasıdır. Örneğin, bir deprem felaketinde, çok sayıda poliçe hasar göreceğinden, sigortacının çok sayıda saklama payı için hasar ödemesi gerekecektir. Sigortacı, bölüşmeli reasürans anlaşması yapmış olsa bile, çok sayıda saklama payının bir araya gelmesiyle ortaya çıkacak toplam hasarı ödeyemeyebilir. Bu durumda, bölüşmesiz anlaşmalar devreye girerek sigortacının üzerinde kalan sorumluluğu azaltır.

    Bölüşmasiz anlaşmaların başlıca türleri hasar fazlası (excess of loss) ve stop loss ‘tur.

  • Hasar fazlası anlaşmaları, kaza, deprem, sel gibi belli bir olayda ortaya çıkan hasar saklama paylarının belli bir tutarı aşması halinde, aşan kısım için devreye girer. Bu anlaşmaların maktu bir üst limiti vardır. Ayrıca anlaşmalara belli bir yıl içinde gerçekleşecek olay sayısı sınırı konulabilir.
  • Stop loss anlaşmaları, olay sayısına bakmadan, bir yıl içinde saklama payına isabet eden hasarın belli bir tutarı geçmesi halinde devreye girer. Bu noktadan sonra meydana gelen hasarların saklama payları, anlaşma limiti doluncaya kadar reasürörün sorumluluğunda olacaktır. Stop loss, genellikle, iklim değişiklikleri nedeniyle yıldan yıla hasar miktarı önemli ölçüde değişen tarım sigortalarında kullanılır.

Reasürans anlaşmalarının üst sınırlarını aşan büyük tutarlı poliçeler düzenlenmesi gerektiğinde, sigorta şirketleri ihtiyari reasürans arayışına giderler. (bkz. reasürans maddesi)

İhtiyari reasürans ile zorunlu reasüransı birleştiren ve zorunlu-ihtiyari (facob) adı verilen bir anlaşma türü de vardır. Zorunlu-ihtiyari anlaşmalarda, reasürör, kendisine devredilen riskleri kabul etmek zorundadır. Ancak sigortacı, her ürettiği poliçeyi reasüröre devretmek zorunda değildir.

Acente

Filed under: Uncategorized — Tags: , — admin @ 12:10 am

Acente, ticari temsilci, ticari vekil, satış memuru ya da müstahdem gibi belirli bir sıfatı olmaksızın, bir sözleşmeye dayanarak belirli bir yöre veya yerde sürekli olarak ticari bir işletmeyi ilgilendiren akitlerde aracılık etmeyi veya bunları o işletme adına yapmayı meslek edinmiş kimse ya da faaliyet konusu bu olan kuruluş.

Türk Ticaret Kanunu’nunda da (116 ve devamı maddelerinde), “Bir ticari işletmenin içinde ve o işletmeye bağlı olmaksızın belirli bir sözleşmeye dayalı olarak, bağımsız olarak çalışan, ticari işletmeyi ilgilendiren sözleşmelerde aracılık ederek sözleşmeleri ticari işletme nam ve hesabına yapan gerçek veya tüzel kişilerdir.” olarak tanımlanmaktadır. Acente ile ticari işletme arasında devamlı bir ilişki sözkonusudur.

Sigortacılık

3 Haziran 2007′de kabul edilen Sigortacılık Kanunu’nda sigorta acentesi şu şekilde tanımlanmıştır:

“Ticarî mümessil, ticarî vekil, satış memuru veya müstahdem gibi tâbi bir sıfatı olmaksızın bir sözleşmeye dayanarak muayyen bir yer veya bölge içinde daimî bir surette sigorta şirketlerinin nam ve hesabına sigorta sözleşmelerine aracılık etmeyi veya bunları sigorta şirketleri adına yapmayı meslek edinen, sözleşmenin akdinden önce hazırlık çalışmalarını yürüten ve sözleşmenin uygulanması ile tazminatın ödenmesinde yardımcı olan kişi.”

Kanun uyarınca gerçek ve tüzel kişiler (bankalar dahil) acentelik yapabilir. Acentelerin Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ne (TOBB) kayıt olması gereklidir.

Acenteler, sundukları acentelik hizmetiyle ilgili olarak Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uyarınca sorumludur. Ancak sigorta şirketinin sağladığı hizmetlerde meydana gelen kusurlardan acente sorumlu tutulmaz.

Acenteler ve çalıştırdıkları personel, meslekleri gereği öğrendikleri bilgileri, bilginin ait olduğu kişilerin izni olmadan açıklayamaz.

January 3, 2009

Fortis

Filed under: Uncategorized — Tags: , — admin @ 12:00 pm

Fortis, dünyanın en büyük finans kuruluşlarından birisidir. Benelüks merkezlidir.

12 Aralık 1990 günü Hollanda’da AMEV/VSB ile Belçika’daki AG Group’un, Avrupa’nın en büyük finans kuruluşunu oluşturmak üzere bir anlaşma imzalamasıyla kuruldu. Yeni kuruluşa Latince ’sağlam’, ‘güçlü’, ‘kararlı’ anlamına gelen “Fortis” adı verildi.

Birleşmedeki her kuruluş kendi sektöründe lider durumundaydı; AG Group, Belçika sigorta sektöründe, AMEV Hollanda ve uluslararası sigorta pazarında, VSB Hollanda’da perakende pazarında başarılı bir mevduat bankasıydı.

Bankacılık faaliyetlerini banka satın alarak geliştiren Fortis, 1993 yılında Belçika’nın ASLK-CGER bankasında denetimi sağlayan oranda hisse aldı. 1997 yılında Hollanda’daki kurumsal bir banka olan MessPierson’ı alımı, Fortis’in özel, şirket ve yatırım bankacılık faaliyetlerini önemli ölçüde güçlendirdi ve çok sayıda varlık yönetimi müşterisine ulaşmasını sağladı. Son olarak, 1998 yılında Belçika’nın prestijli bankası Generale Bank’ı satın aldı. 2000 yılı itibariyle, ASLK- CGER, Generale Bank, VSB Bank and MeesPierson (MeesPierson Özel Bankacılık hariç) bünyeye entegre edildi. Bugün hepsi Fortis Bank ismi altında faaliyet göstermektedir.

Fortis ayrıca 2000 yılında Banque Generale du Luxembourg’daki sermaye kontrolü hissesinin %97.73′üne sahip oldu. 2001 senesinde, Fortis’i Benelüks bölgesinde en büyük sigorta şirketi konumuna taşıyan AMEV ASR birleşmesinin ardından, 2002 yılında Fortis İntertrust Group’u aldı.

Benelüks bölgesi dışında, Fortis’in 15 yıllık geçmişinde birçok ortak girişim ve işbirliği gerçekleşti. Avrupa’da, Fortis İspanya’nın en büyük bankalarından biri olan “La Caxia” ve Portekiz’in en büyük özel bankası olan Banco Comercial Portuques (BCP) ile ortaklıklar kuruldu.

Son yıllarda Fortis Asya’da da ortaklıklar gerçekleştirdi: Malezya’nın en büyük finansal hizmetler grubu olan Maybank ile ortak bir şirket kurdu, China İnsurance Group ile hayat sigortası ortaklığına imza attı ve Şangay’da Haitong Securities ile stratejik ortaklık gerçekleştirildi. Bunları 2004 yılında Muang Thai ile Tayland’da, 2005′te Portekiz’deki BCP ile yapılan ortaklıklar izledi.

Fortis, son olarak, Dışbank’ın %93,3 orandaki hissesini 2005 yılında satın alarak Türk finans sektöründe güçlü bir yer elde etti. Fortis grubunun 1990′daki 2.5 Milyar Euro borsa değeri ve 20 bin çalışanı , 2005 yılında 30 Milyar Euro’ya ve 51 bine ulaştı.

Fortis ülke dışında satın alma ve ortaklıklar yoluyla, ülke içinde ise organizasyondaki en iyi uygulamaları geliştirerek büyüdü. Organik büyümeyi gerçekleştirmek her zaman Fortis’in önemli bir hedefi oldu. Bireysel şirketleri güçlendirmek için, hem şirketler arasındaki hem de ulusal sınırlar ötesindeki bilgi ve deneyim alışverişini gitgide arttıran Fortis, ürünlerini aynı anda farklı kanallardan satmayı amaçlayan bir strateji izliyor. Bu çok kanallı strateji Fortis’e müşterilerin ihtiyaçlarını karşılamada optimum düzeyde destek ve esneklik sağlıyor.

Fortis, yüksek finansal hizmet kalitesi ve uzmanlığı temelinde güçlü büyüme platformları oluşturuyor. Bu çerçevede, Fortis, hem Avrupa’da hem de dünyada rekabet avantajına sahip olduğu ve büyüme sağlayabileceği Bankasürans, Kurumsal Bankacılık, Leasing, Factoring, Özel Bankacılık ve Portföy Yönetimi gibi iş alanlarında yoğunlaşmaktadır.

Hisseleri Amsterdam, Brüksel ve Lüksemburg Borsalarında işlem gören, ayrıca Amerika Birleşik Devletleri’nde ADR programına dahil olan Fortis, Belçika, Hollanda, Lüksemburg, Fransa, Almanya, İngiltere, Norveç, Yunanistan, Portekiz, Polonya, İspanya, İsviçre, İtalya gibi pek çok Avrupa ülkesinin yanı sıra, ABD, Çin, Meksika, Hong Kong, Japonya ve Brezilya gibi dünyanın farklı ve büyük ekonomilerinde hizmet vermektedir.

Global ölçekte niş marketlerde karlı faaliyetler geliştirmede başarılı olan Fortis, bilanço düzenlemeli, aktif ve borç yönetimi sayesinde düşük bir risk profiline sahip. Ayrıca Fortis maliyetleri kontrol altında tutmak konusunda da yetkinliğini kanıtlamıştır.

Günümüzde Benelüks ülkelerinde lider pozisyonunda olan Fortis, Avrupa’nın en büyük 20 finansal kuruluşundan biridir.

January 2, 2009

İbadet ve hayat

Filed under: Uncategorized — Tags: , , — admin @ 9:00 am

İbadet ve hayat, Kemal Yıldız’ın yazdığı uzun ismi Fıkhın Aydınlığında İbadet ve hayat olan kitaptır. Kitapta Kuran-ı Kerim’de, sünnette ve hicretin ilk yıllarında uygulanan fıkıh konu alınmakta, bu fıkıhla ibadet ve hayat incelenmektedir. Kitapta her alt başlıkta Asr-ı Saadetten örnekler verilmektedir. ISBN 975-6333-63-4

Seattle Computer Products

Filed under: Uncategorized — Tags: , — admin @ 5:50 am

Seattle Computer Products (SCP), Seattle, Washington’daki bir bilgisayar donanım firmasıydı. Tim Paterson’un, S-100 tabanlı hafıza kartlarındaki hataları düzeltmek için Haziran 1978 tarihinde iş başı yaptığı firmadır.

SCP’nin Kasım 1979′da Microsoft BASIC ile pazarladığı Intel 8086 işlemcili bilgisayarlar için genel amaçlı 16-bit işletim sistemi olarak QDOS’u yazdığı yerdir. Temmuz 1981′de QDOS işletim sisteminin tüm haklarını satın alan Microsoft’un, bu ürünü gizlice IBM’e satmasını dava ederek 1986 yılında 1 milyon Amerikan Doları tazminat almıştır. Şu anda bilgisayar firmaları mezarlığındadır.

Newer Posts »

Powered by WordPress